1.BASAMAK SAĞLIK HİZMETLERİ
Sağlık
hizmetlerinde 1.basamağa yönlendirme tercihi 1961 tarih 224 sayılı Sağlık
Hizmetlerinin Sosyalleştirilmesi Hakkında Kanun ile ortaya konmuştur.
Pratisyen hekimlik 1.basamak sağlık hizmetleri sunumunun temel dayanağı olmuştur.
1.basamak hekimi olarak pratisyen hekimlerin, ilk başvuruda verilen hizmeti
sunan ve direkt olarak ulaşılabilen kişi olarak; sağlığı iyileştirici,
hastalıklardan koruyucu, tedavi edici ve destekleyici sağlık hizmetlerini bir
bütün olarak sunmadaki rolleri tanınmaktadır.
PRATİSYEN HEKİMLİK
Diğer dallardaki tıp uzmanları ve diğer sağlık çalışanlarının
katkıları göz ardı edilmeksizin pratisyen hekimlik sağlık hizmeti sunumu açısından
şu katkılarda bulunma potansiyeline sahiptir.
-
Hastalara,
ulaşılabilir ve uygun hizmet verme,
-
Sağlık
hizmet kaynaklarının eşit dağılımını sağlama,
-
Kişiye
yönelik koruyucu, ayaktan tedavi ve rehabilite edici sağlık hizmetleri ile sağlık
desteğinin bir bütün olarak ve koordineli şekilde sunulması,
-
İkinci
basamak teknolojisinin ve ilaçların akılcı kullanılması,
-
Maliyet
etkililiği.
Pratisyen hekimlik bu özellikleriyle; hastanelerde
uzmanlar tarafından sunulan hizmetlerin iş yükünü ve kalitesini olumlu yönde
etkileyecek, temel sağlık hizmetlerinin etkili, etkin ve yüksek kaliteyle
sunulmasına katkıda bulunur.
İŞYERİ HEKİMLİĞİ
İşyeri
hekimliği, şu anda ülkemizde bir uzmanlık dalı değildir; ancak İşyeri
hekimliği terimi mezuniyet sonrası konuya özel eğitim alan tıp fakültesi
mezunları için kullanılmaktadır.
Uluslar arası Sağlık Örgütü işçi sağlığına ilişkin 112 nolu
tavsiye kararında
“
1 –Tanım
1-
bu
tavsiye kararına göre ‘İş sağlığı hizmetleri’ terimi ile bir işyerinin
içinde yada yakınında
a)
İşçileri,
işlerinden yada işin yapıldığı koşullardan kaynaklanabilecek her türlü
zarardan korumak
b)
Özellikle
işin işçiye uygun hale getirilmesi ve işçilerin uygun oldukları işlerde
çalıştırılması ile, işçilerin fiziksel ve mental uyumuna katkıda
bulunmak
c)
İşçilerin
olası en yüksek düzeyde fizik ve mental iyilik durumlarını oluşturmak ve sürdürmede
katkıda bulunmak amacı ile kurulan hizmettir”
diye
tanımlamıştır.
Ayrıca “ iş sağlığı örgütünü yürüten hekim elden geldiğince
iş sağlığında özel eğitim görmeli yada en azından hizmetin değişik görevlerini
belirleyen yasa ve yönetmelikleri olduğu kadar, sanayi hijyeni, özel acil
tedavi ve iş sağlığı patolojisine aşina olmalıdır” diyerek özel bir eğitim
almasını gerekli görmüştür.
İşyeri Hekimlerinin Çalışma Şartları İle Görev ve Yetkileri Hakkında
Yönetmelik ise iş yeri hekimini madde 3 de “işyeri hekimliği alanında
belirli bir tecrübe sahibi hekime ‘işyeri hekimi’ denir” diyerek tanımlamış
ve işyeri hekimlerinin nitelikleri olarak madde 6 da “iş güvenliği müfettişliğinde
en az 3 yıl çalışmış
Hekim İş Güvenliği Müfettişi niteliği taşımak yada yetkili bir
makam tarafından verilmiş bir iş hekimliği sertifikasına sahip olmak
“diyerek özel eğitim alması gereğinin altını çizmiştir.
İşyeri
hekimliği , her türlü sağlık sistemi içerisinde uygulama alanı bulup,
geliştirilebilir. Bu sistemlerin planlama, örgütlenme ve yönetim şekillerinde
farklılıklar olmasına karşın, tüm ülkelerde İşyeri hekimliğine ait
belirli özellikler aynıdır. Bir kısmı diğer uzmanlık dallarında da
uygulanabilir olmasına rağmen İşyeri hekimliğine özgü olduğu düşünülen
özellikler aşağıda açıklanmıştır.
1.
Genel
İşyeri hekimliği işçi sağlığı sorunlarıyla hiçbir ayırım
yapmaksızın ilgilenir. İşyeri hekimliği kişilerin sağlık ve hastalıkla
ilgili problemlerinde hizmet sunumu planlar.
2. Sürekli
İşyeri hekimliği, birincil olarak hastalık yönelimli olmaktan çok
nedene
yönelimlidir. İşçilerin iş yaşamı boyunca sağlık hizmeti ihtiyacını
karşılayan ve belirli bir hastalık dönemi ile sınırlı olmayan sürekli
bir hizmettir.
3. Kapsamlı
İşyeri hekimliği, kişilere fiziksel, ruhsal ve sosyal açıdan yaklaşarak
sağlığı geliştirici, hastalıklardan koruyucu, tedavi ve rehabilite edici
ve destekleyici hizmetleri bir arada sunar. Rahatsızlık ve hastalık arasındaki
sınır da ilgi alanındadır ve klinik açıdan kararları verirken doktor
hasta ilişkisindeki insani ve ahlaki yönleri birleştiricidir.
4. Eşgüdümlü
İşyeri
hekimliği, kişilerin ilk başvurdukları anda varolan sağlık sorunlarının
birçoğunun üstesinden gelebilir. Fakat gerekli olduğunda,
hastanın uzman kliniğine ya da başka bir sağlık çalışanına uygun
şekilde ve zamanında sevk edilmesini sağlamalıdır. Bu gibi durumlarda, İşyeri
hekimi, hastayı varolan hizmetler ve onlardan nasıl yararlanılacağı
konusunda bilgilendirmeli ve hastanın alacağı tavsiye ve desteklerin
koordinatörü olmalıdır. İşyeri hijyen ve güvenliği konularında araştırma
- geliştirme, iş ve işçi uyumu, sağlık eğitimi, inceleme – araştırma
görevlerini en iyi şekilde yürütme bakımından işçi kuruluşları, SSK ve
diğer sağlık kuruluşları ile işbirliği yaparlar.
5. İşbirliği
İşyeri hekimleri, çok
iyi çalışan multidisipliner bir ekipte yer almalı, ekibin çalışmalarına
aktif olarak katılmalı ve bu ekibe liderlik yapabilecek kapasitede yetiştirilmelidir.
6. İşyeri Merkezli
İşyeri
hekimliği bireyin sağlık problemlerini işyerinin
durumuna göre değerlendirir ve aile durumunu, sosyal, kültürel ilişkilerini,
içinde yaşadığı çevreyi de göz önünde bulundurur.
7. Toplum Merkezli
Hastanın
problemlerini, içinde bulunduğu toplumun yaşam biçimi doğrultusunda değerlendirir.
İşyeri hekimi bir toplumda yaşayan her kesimin sağlık ihtiyaçlarından
haberdar olur; yerel sağlık sorunlarını düzeltmek için diğer sektörlerle
ve yardım kuruluşlarıyla işbirliği yapar.
İŞYERİ
HEKİMLİĞİ GELİŞİMİ İÇİN GEREKEN KOŞULLAR
İşyeri
Hekimlerinin yüksek kalitede hizmet sunabilmesi için gereken koşulların bazıları
sağlık hizmetleri sisteminin yapısıyla, bazıları ise yerel düzeyde bu
sistemin örgütlenmesiyle ilişkilidir. İşyeri hekimliğinin kendine özgü yönleri
‘yapısal koşullar’, ‘kurumsal gelişme’ ve ‘mesleki gelişme’ başlıkları
altında aşağıda açıklanmıştır;
I.
YAPISAL KOŞULLAR
1. Tanımlanmış nüfus
İşyeri hekimi ve hastası arasındaki karşılıklı güvene ve anlayışa
dayanan sürekli ilişki, bireysel, kapsamlı ve sürekli hizmet verilmesini sağlar.
İşyeri hekimlerinin, tanımlanmış bir grup insana bakması, zaman içerisinde
ilişkinin ve hizmetin sürekliliğinin sağlanmasını kolaylaştırır. İşyeri
hekiminin olması hastaların en temel hakkı olan doktor seçme ya da doktor değiştirme
hakkı ile çelişmez.
2. Tüm nüfusa
hizmet
İşyeri hekimleri ayrım gözetmeden çocuk, erkek, kadın ve yaşlıların
sağlık problemleriyle ilgilenmek üzere eğitilmelidirler. Belirli hasta ya da
topluluklara hizmet veren farklı uzmanlık dalları ve kurumları ile
koordineli çalışarak, işçilerin bu hizmetlere daha kolay ulaşmasını sağlar.
3.
Çalışma ortamı
İşyeri
hekimliği işçilere yönelik, işyerine yakın ve onlar tarafından kolayca
ulaşılabilir olmalıdır. Geniş topluluklara hizmet götürülmek amacıyla
sağlık hizmet sunanların sayısı artırıldığında, hizmete ulaşılabilirliği
düşürmekten ve hizmet sunumunun yapısını bozmaktan kaçınmak için ek önlemler
alınmalıdır. İşyeri sahipleri, yöneticiler, sağlık otoriteleri ve
doktorlar, ihtiyaçlar ve İşyeri hekimliğinin gerekleri arasındaki dengeyi
bulmalıdırlar.
4.
Sevk sistemi
İşyeri
hekimlerinin eğitimleri; kendilerine herhangi bir şekilde başvuran kişilerin
büyük çoğunluğunun sorununu çözebilmek, birinci basamak içinde tedavi
etmek ya da ikinci basamaktaki uzmanlara veya hastanelerdeki diğer sağlık çalışanlarına
sevk etmek için gerekli bilgi ve beceriyi kazandırırken, koordine edici işlevlerini
de en iyi şekilde yerine getirmelerini amaçlar. İkinci basamak sağlık
hizmetlerinin maliyet etkili kullanımı ancak buralara sevk edilmesi gereken
hastalar sevk edildiğinde en iyi şekilde gerçekleştirilir. Sevk sisteminin
başarılı bir biçimde kullanılması; hastaların bunu kabul etmesine (eğitim
yoluyla gerçekleştirilebilir) ve hastaların İşyeri hekimlerine olan güvenlerinin
artırılmasına bağlıdır. Bu aynı zamanda İşyeri hekimleri ile diğer
tıp uzmanları ve sağlık çalışanları arasında işbirliğini, bilgi alışverişini
ve karşılıklı olarak çalışmayı gerektirir. İşyeri hekimleri uygun
vakaları sevk etmeli ve bu vakalara ilişkin bilgiler İşyeri hekimine geri
bildirilmelidir.
5.
Ücretlendirme
Ödeme
sistemi tercihen maaş, kişi başına sabit ücret veya hizmet karşılığı
verilen ücretin dengeli bir karışımı olmalıdır. İşyeri hekimliğinin
vereceği hizmetler işçilerin hiçbir harcama yapmalarını gerektirmemelidir.
İşçi sağlığı hizmetlerinin kurulması ve yürütülmesinin masrafları işverence
karşılanmalıdır.
II.
ÖRGÜTSEL GELİŞME
6.
Hasta Kayıtlarının Tutulması
Karşılaşılan
durumların sistematik, ayrıntılı, soruna yönelik olarak kayıtlarının
tutulması; zaman içinde devamlılığı sağlamak,hastalık nedenlerin tespit
etmek, hastalık evrelerini tespit etmek, hasta öykülerini tam olarak oluşturmak
ve hizmet sunumunda yer alan diğer sağlık çalışanlarının hizmetlerinde eşgüdümünün
sağlanması açısından önemlidir. Kayıtlar aynı zamanda çalışma şartları
ve yaşam biçimi gibi hastalara sunulacak hizmet ile ilgili diğer bilgileri de
içermelidir. Risk altındaki hasta gruplarının tanımlanmasını sağlayan
uygun bir kayıt sistemi olmadan, sistemli bir şekilde koruyucu işlevlerin
yerine getirilmesi ve işçilerin sağlık gereksinimlerinin tespit edilmesi mümkün
değildir. Sonuç olarak kayıtlar kalite gelişimi ve verilen hizmetin denetimi
için gereklidir.
Hasta
kayıtları gizli bilgiler içerir ve bilgilerin gizliliği var olan yasal düzenlemelere
paralel bir şekilde korunmalıdır. Hastalar kendileri ile ilgili kayıtlara ve
bilgilere ulaşma, onları edinme hakkına sahiptir. Ancak, hastaların herhangi
bir şekilde kendilerine olumlu bir etkisinin olacağı beklenmeyen ve ciddi bir
şekilde zarar verme olasılığı olan kayıtlara ulaşmaları engellenmelidir.
7.
Ekip Çalışması
Sağlık
hizmetlerinin eşgüdümü, İşyeri hekimlerinin diğer sağlık çalışanlarının
eğitimi konusunda ve diğer sağlık hizmet sunucularının işçi sağlığı
hizmetlerine nasıl ve ne kadar katkıda bulunacağı konusunda bilgiye sahip
olmalarını gerektirir. Aynı zamanda teşhis, tedavi ve bakım hizmetlerindeki
sağlık hizmeti sunucuları ile sosyal hizmet çalışanları arasındaki işbirliği
bir hasta hakkıdır. Takım çalışması, aynı bina içinde farklı odalarda
veya bölümlerde çalışan sağlık çalışanları ile sınırlı değildir.
Ayrı ofislerde ve binalarda çalışanların hep birlikte düzenli olarak
toplanma, ortak amaçlar ve fikir birliğine varılmış hedefler belirleme ve
bu hedeflere ulaşılıp ulaşılamadığını değerlendirmek için istekli
olmaları gerekir. Takım çalışması, çok sayıda sağlık ve teknik hizmet
çalışanının yeteneklerinin ve uzmanlıklarının bir araya getirilmesini
kolaylaştırır ve her bir kişinin kendi dışında kalanların görevlerine
olan saygısını arttırır.
8.
Uygulamanın düzenlenmesi
İşyeri
hekimleri uygun hizmet binaları, malzeme ve yardımcı personele ihtiyaç
duyarlar. Tüm bunlar, hastaların özel hayatına saygı gösterecek, teşhis
ve tedavi için olanak sağlayacak ve ulaşılabilirliği kolaylaştıracak şekilde
düzenlenmelidir. Acil durumlara direk müdahale edebilecek, daha az aciliyeti
olan durumlar için bir randevu sistemi oluşturabilecek ve gerekli durumlarda
evde bakım sağlayabilecek
esnek bir uygulamaya sahip olmalıdır. Röntgen ve laboratuar olanakları
gibi destekleyici hizmetler işyeri hekimlerinin ulaşabileceği şekilde düzenlenmelidir.
24 saat sürekli hizmet göz önüne alınarak, İşyeri hekimleri mesai dışında
da verilecek hizmetlerin planlaması ve yönetimine katılmalıdır. İlişkisi
olan tüm taraflarca kabul edilebilir ve uygulanabilir çözümlerin üretilmesine
katkıda bulunmalıdır.
III.MESLEKİ
GELİŞİM
9.
Eğitim
Temel
sağlık hizmetlerinde çalışan tüm sağlık çalışanları ve tıp uzmanları,
temel sağlık hizmetlerinin kendine özgü içeriği ve kavramları konularında
mezuniyet öncesi, mezuniyet sonrası ve sürekli eğitim almalıdırlar. İşyeri
hekimlerinin uygun eğitimi alması, dokümanda belirtilen bütünleşmiş,
kapsamlı hizmet verilmesi açısından çok önemlidir. İşyeri hekimliği eğitimi,
mezuniyet öncesi eğitim,
mezuniyet sonrası mesleki eğitim ve sürekli tıp eğitimi başlıkları altında
toplanabilir:
a)Gerekli
olan ilk eğitim, uygun mezuniyet öncesi temel tıp eğitimidir. İşyeri
hekimliği mezuniyet öncesi programların ayrılmaz bir parçasıdır.
Disipline özgü bilgileri edinmeleri ve sağlık hizmetlerinde sektörlerin tümü
arasında işbirliğinin gerekliliği konusunda ihtiyaç duyulan anlayışı
kazanmaları için tüm tıp öğrencilerinin İşyeri hekimliği ile bu dönemde
tanışmaları gerekir.
b)Mezuniyet
sonrası mesleki eğitim İşyeri hekimi olmanın gereğidir. Bu mesleki eğitim
diğer klinik uzmanlık dallarındaki uzmanlık eğitim eşdeğerinde ve birinci
basamak hizmetlerine yönelik olmalıdır. Eğitilenlere daha fazla beceri
kazanabilmeleri için yeteri kadar fırsat sunulmalıdır. Yeterli ve eksiksiz
bir mesleki eğitim programı geliştirmek için İşyeri hekimliğinin esas
bileşenlerini ortaya koymak gerekir.
c)
Becerilerin yenilenmesi ve tazelenmesi, hizmetin kalitesinin geliştirilmesi için
sürekli tıp eğitimi (STE) ve sürekli mesleki gelişim zorunlu olması
gereken önceliklerdir. STE programları, İşyeri hekimliğine yönelik ve özellikle
birinci basamak hizmetlerinde araştırmaya dayalı olmalıdır. STE’nin temel
sorumluluğu, kendi yeterliliklerini sürdürmek ve geliştirmek için değişik
yöntem ve tekniklerin kullanımına gereksinim duyan hekimlere bağlıdır.
Doktorların bu eğitimlere katılımlarını kolaylaştırması açısından
uzaktan eğitim tekniklerinin büyük faydası olabilir.
10.
Kalite Gelişimi
İşyeri
hekimliği değerlendirmeye açık olmalıdır. İşyeri hekimlerinin iş
durumlarına bakılmaksızın, kalitenin değerlendirilmesi ve geliştirilmesi
zorunludur. Sürekli tıp eğitimi kalite güvencesi açısından önemli bir
araçtır. Doktorlar tarafından düzenlenen ve benzer gruplarla yürütülen
klinik denetim sistemleri kalite geliştirilmesinde etkilidir.( İşyeri
hekiminin mesleki çalışmalarının denetimi Çalışma Bakanlığı ve Hekim
İş Güvenliği Müfettişlerince yapılır.) Bazı ülkelerde üzerinde fikir
birliğine varılarak geliştirilen mesleki el kitapları; mesleki gelişim için
çok önemli araçlar olup, ulusal ve yerel düzeyde de
faydalanılabilinir.
11.
İşyeri Hekimliğinin Akademik Bölümleri
Daha
önce özellikleri belirtilen
İşyeri hekimliğinin işçi sağlığı hizmet sunumunda temel bileşen olduğunun
kabul edilmesi için, İşyeri hekimliğinin akademik bir disiplin olarak tanınması
temel koşuldur. Üniversitelerde maddi açıdan desteklenen İşyeri
hekimliği
bölümlerini kurmak ve öğretim üyelerini yetiştirmek için yoğun
çaba harcanması gerekmektedir. Her türlü kaynağa yeterince sahip olması
gereken bu bölümler, İşyeri hekimi olarak çalışan ya da
İşyeri hekimliğinde ciddi bir geçmişe ve uygun akademik güvenirliğe sahip kişiler
tarafından yönetilmelidir. Bunlar devamlı
olarak klinik İşyeri hekimliği
içinde olup diğer disiplinlerle de yakın ilişki içinde olmalıdırlar.
12.
Araştırma
Bir akademik disiplin boş bir temel üzerinde kurulamaz. Kendine özgü
bilgi birikimini yaratmak için bilimsel bir temele ihtiyaç duyar. İşyeri
hekimliğinin akademik
bölümleri sadece eğitim ve öğretime değil araştırmaya da önem
vermelidir. Mesleki eğitim programları İşyeri hekimliğinin araştırmacı
zihniyete sahip olmalarını sağlamalıdır. Mesleki eğitim programı içinde
asistanlara araştırma yapma imkanı sağlanmalıdır. İşyeri hekimliği araştırmalarına
yeterli maddi destek sağlanmalıdır. Bu araştırmalar İşyeri hekimlerinin
karşılaştığı sağlık sorunlarıyla ve günlük çalışmaları sırasında
yürüttükleri klinik aktivitelerle ilgili olmalıdır.
13.
Mesleki örgütlenme
Yukarıda
anlatılan durumlardan da anlaşılacağı gibi, ulusal ve uluslararası düzeylerde
mesleki gereksinimleri saptamak, mesleki gelişimi iyileştirmek ve yerel girişimleri
desteklemek için İşyeri hekimliği
mesleğinin etkin bir örgütlenmeye ihtiyaç duyduğu açıktır.
Politik ve akademik olarak adlandırılabilecek iki işlev için genellikle ayrı
örgütlenmeler oluşturulmalıdır. Ancak tek bir örgütün de bu iki işlevi
birleştirerek gerçekleştirmesi mümkündür. İşyeri hekimleri kendileri ile ilgili tıbbi
karar alıcı organlarda en üst düzeyde temsil edilmelidirler.
İŞYERİ
HEKİMLİĞİNİN GELİŞMESİ İÇİN STRATEJİLER
BAŞLANGIÇ
NOKTASI
Sürecin
en önemli basamaklarından biri sağlık çalışanlarının, yöneticilerin,
sağlık konusunda söz sahibi kişilerin geniş desteğinin ve katılımının
sağlanmasıdır. Bu yaklaşım, bilgi aktarımı ve eğitimle birlikte İşyeri
hekimliğinin özel işlevinin toplum tarafından kabul edilmesine zemin hazırlar.
Bunun gerçekleştirilmesinde İşyeri hekimlerinin ve örgütlenmelerinin önemli
işlevleri olmalıdır.
MESLEĞİN
İÇİNDEKİ FIRSATLAR
Mesleki durumlarıyla ilgili bazı hususların yerine getirilmesinin,
İşyeri hekimliğinin geliştirilmesi için
uygun bir başlangıç noktası olduğu düşünülebilir. Sağlık hizmet
sisteminin özgül yapısına bakmaksızın, atılması gereken ilk adımlardan
biri İşyeri hekimlerinin konumunu geliştirmek için bir birlik oluşturmak (Tabip
odaları İşyeri Hekimliği Komisyonları işyeri hekimlerinin iletişim kurmasını
sağlamalı ve bu iletişimi Türkiye genelinde örgütlemelidir.) ve mesleki
aktivitelerinin kalitesi ve içeriğini geliştirmek için bir enstitü kurmaktır.
Enstitü, üniversiteleri etkilemek için bir baskı grubu olarak hareket
etmelidir. Mesleki bir örgüt oluşturmak ve araştırmalarla ilgilenmek ile
kalitenin geliştirilmesi ve mezuniyet sonrası eğitim arasında açık bir bağlantı
vardır. Örneğin, mezuniyet öncesi ya da mezuniyet sonrası eğitimle ilgili
müfredatın içeriğine ilişkin öneriler bu örgütler tarafından ortaya
konabilir.
İşyeri hekimliğinin uygulamaya sokulması ve
güçlendirilmesi işlemi, uzun zamandan beri bunu uygulayan ülkelerle ilişki
kurmak yoluyla kolaylaşır. İşyeri hekimliğinin gelişimi için, kültür
ve gelenekler de göz önünde bulundurularak yapılacak uluslararası işbirliği,
başkalarının deneyimlerini kişilerin öğrenmesini sağlayarak, gelişime
katkıda bulunur.
*Dünya Sağlık Örgütünün
2000 yılı hedefleri, Hedef 28 doğrultusunda hazırladığı ve Genel
Pratisyenlik / Aile Hekimliğinin bir uzmanlık alanı olarak genel özelliklerinin
anlatıldığı; ülkelerdeki mesleki örgütlere ve karar vericilere birinci
basamak sağlık sistemleri hakkında karar vermelerine ve en uygun modeli seçmelerine
yardımcı olmak amacıyla hazırlanan ( AVRUPA’DA GENEL PRATİSYENLİK/AİLE
HEKİMLİĞİ’NİN İDARİ VE MESLEKİ GELİŞİMİ )
isimli dokümandaki
modelin bir uygulama alanı olarak hazırlanmıştır.
Dr.
Hakkı GİRGİN
İşyeri
hekimi