Y a r g ı t a y   9.Hukuk Dairesi  K a r a r l a r ı

AĞIR VE TEHLİKELİ İŞLERDE 18 YAŞ ALTI
Esas:1982/5026 Karar:1982/5724 Tarih:15.06.1982

     18 yaşından küçük bir kimsenin Ağır ve Tehlikeli İşlerde Çalışması yasak olmakla birlikte, bu yön kusurun doğrudan doğruya işverene yükletilmesini icap ettirmez. Ancak, İş Kazasının meydana gelmesinde büyük etken olduğunun da kabulü gerektirir.

EMNİYET KEMERİ
Esas:1982/5195 Karar:1982/5871 Tarih:18.06.1982

     Olayda emniyet kemerinin takılmamış olmasında işverenin kusuru olmasına rağmen kemerin işçinin çalışırken kolayca alıp kullanacağı bir yerde olması işçinin kusuru olarak kabul edilmelidir.

AĞIR VE TEHLİKELİ İŞLERDE 18 YAŞ ALTI
Esas:1981/14847 Karar:1982/893 Tarih:02.02.1982
     Kazalının işyerinde bir yılı aşkın süredir çalışır olması ve bir hafta önce kalfasının aynı makinede kazaya uğradığını görmesine rağmen aynı makinede çalışmak istemesi, işçiye kusur yüklenmesi için yeterli değildir. İşin Ağır ve Tehlikeli bir iş ve ilgilinin de 16 yaşından küçük bulunuşu, göz önünde bulundurulmalıdır.
TAZMİNAT
Esas:1992/3917 Karar:1992/7304 Tarih:25.06.1992
     Sürekli olarak işyerinde yatıp kalkmayan, işyerinde işverenin bilgisi ve izni dışında gecelediği gün zehirlenerek ölen çocuk işçinin ölümünde işveren, ancak kusuru olduğu takdirde tazminat ödemekle yükümlüdür.
İŞVERENİN SORUMLU OLAMAYACAĞI
Esas:1992/2500 Karar:1992/3929 Tarih:08.04.1992
     Olay, muriş işine ara verdiği sırada, yakındaki bir üzüm bağından aldığı üzümü bir kaya üzerine çıkarak yediği sırada meydana gelmiştir. Bu olayın işverenin eylemi ile veya iş şartları ile oluştuğunu söylemek mümkün olmaz. İşçinin bu işyerinde çalışıp çalışamayacağına ilişkin rapor alınmamış olması uygun illiyeti sağlamaya yetmez. 
MADDİ TAZMİNAT
Esas:1990/5011 Karar:1990/5306 Tarih:03.05.1990
     İş Kazası nedeniyle uğranılan zararların giderilmesi davası sigorta gelirleri ile karşılanamayan zarar kısmının ödetilmesi ilkesine dayanır. Ancak sigorta gelirleri ile asıl sorumlunun ödeyeceği miktar arasında açık bir oransızlık olmamalıdır. 
     Ayrıca hükmedilecek maddi tazminatın sebepsiz zenginleşmeye yer vermemesi icap eder. Bunun için B.K. 43'e göre gerekli miktarda indirim yapmalıdır. 
MADDİ TAZMİNAT
Esas:1987/4540 Karar:1987/6291 Tarih:23.06.1987
     İş Kazası sonucu uğranılan maddi zararın hesabında, gerçek durumun tespitinin mümkün olduğu hallerde varsayımlara dayanılmaz. Davacının, iş kazasının meydana geldiği tarihten zarar hesabının gerçekleştirildiği tarihe kadar geçen süre içinde emsaline göre alabileceği ücretin tespiti mümkündür. Ondan sonraki yıllık artışların da, bu suretle tespit edilecek son ücret üzerinden yapılması gerekir.
     Davacı bakıma muhtaç olduğundan sigorta gelirleri % 50 artırılmıştır. Bu durumda, maddi tazminat hesabının da % 50 artırılması gerekir. 
GEÇİCİ İŞÇİ HAKKI
Esas:1987/1105 Karar:1987/606 Tarih:26.01.1987
     Geçici(muvakkat) işçi, sürekli (daimi) işçilerin haklarından yararlanamaz.
MANEVİ TAZMİNAT
Esas:988/3470 Karar:988/5257 Tarih:02.05.1988
     İş Kazası sonucu ölen işçinin kardeşleri lehine hükmolunacak manevi tazminat, çocuklara verilenden fazla olamaz.
STAJYER ÖĞRENCİNİN TAZMİNAT DAVA YERİ
Esas:1990/6647 Karar:1990/7874 Tarih:26/06/1990
     Stajyer meslek okulu öğrencilerinin işverenle ilişkisi iş akdine dayalı bir ilişki değildir. Bu nedenle, staj sırasında iş kazasına uğrayan öğrenci, olay SSK açısından iş kazası sayılsa ve kendisine gelir sağlansa da, maddi-manevi  tazminat davasını İş Mahkemesi'nde gördüremez. Dava yeri Asliye Hukuk Mahkemesi'dir.
İŞGÜCÜ KAYBI RAPORU
Esas:1992/4001 Karar:1992/116672 Tarih:26/10/1992
     İş Kazası nedenli tazminat davasında , Üniversite araştırma hastanesinden alınan işgücü kaybı raporu SSK Sağlık İşlemleri Tüzüğü'ne göre belirleme yapıldığını göstermeye yetmez. İş Kazası nedenli sakatlığın % 10 ve üstünde olması halinde SSK İş Kazası sigortasından gelir bağlanır ve bunun peşin değeri maddi tazminattan düşülür.
ASIL İŞVERENİN SORUMLU OLAMAYACAĞI
Esas:1993/13970 Karar:1993/3488 Tarih:02/03/1993
     İhale makamının asıl işveren olarak işi alan müteahhitle birlikte sorumlu olabilmesi için, müteahhide verilen işin, bir bölümünden ya da eklentilerinde yapılan işlerden oluşması gerekir. İşin tamamının ihale yoluyla verilmesi halinde, ihale makamı asıl işveren konumunda olmayacağından iş kazasından doğan tazminatlarda kendisine husumet düşmez.
ÇALIŞMA GÜCÜ KAYIP HESAPLAMALARI
Esas:1984/6664 Karar:1984/8981 Tarih:19/10/1984
     Çalışma gücünün kaybı geçici değildir. Zararın hesabında bir takım olasılıkların gözetilmesi gerekir. Bu olasılıklar kuşkusuz öncelikle bir taraftan zarar gören kişinin daha ne kadar yaşayacağı, diğer taraftan iş görebilirlik çağında ne kadar kazanç sağlayacağı yönlerine ilişkin bulunacaktır. Türkiye genelinde hesap dönemi içinde gelişen ekonomik ve mali konjonktür ile bu tür hesaplarda uygulanan matematiksel formüle etken hususlar da dikkate alınarak üniversitelerin sigorta ve aktüer hesaplarla ilgili kürsülerin öğretim elemanlarından seçilecek bilirkişilere incelettirilerek sonucu uyarınca karar verilmesi gerekir.
KAÇINILMAZ OLAYDA TAZMİNAT HAKKI
Esas:1986/1482 Karar:1986/2805 Tarih:11/03/1986
     İş kazasının elde olmayan, diğer bir deyişle kaçınılmaz nedenlerden ileri geldiğinin saptanması durumunda, ödenceye karar verilmesi gerekir.
TAZMİNAT HESAPLANMASI
Esas:1986/3605 Karar:1986/4576 Tarih:05/05/1986
     İş kazası nedeni ile açılan ödence davasında istenen maddi ödence tutarından, kurumca sigortalıya bağlanan gelirlerin sadece dava gününe kadar gerçekleşen miktarı değil, bu tarihten sonra ileriye dönük olarak gerçekleşen gelirlerin de tümünün indirilmesi gerekir.
KUSUR ORANININ TESPİTİ
Esas:1986/7045 Karar:1986/9446 Tarih:21/10/1986
     İş kazalarında kusurun saptanması bakımından yapılacak bilirkişi incelemelerinde, İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğü ile diğer mevzuatın göz önünde tutulması gerekir.
İŞVERENİN SORUMLU OLAMAYACAĞI
Esas:1987/10389 Karar:1987/10886 Tarih:10/12/1987
     İşçinin, üçüncü kişinin tam kusuru ile uğradığı zararların ödenmesinde işveren sorumlu tutulamaz
ÇELİŞKİLİ BİLİRKİŞİ RAPORLARI
Esas:1987/9582 Karar:1987/9460 Tarih:22/10/1987
     Aynı iş kazasında, birden fazla işçinin ölmesi ve bunların mirasçıları tarafından ayrı ayrı açılan ödence davalarında, farklı kusur oranı belirten bilirkişi raporlarının verilmesi durumunda, bu raporlar arasındaki çelişki giderilmeden hüküm kurulmasına olanak yoktur.
ÇALIŞMA GÜCÜNÜN KAYBI ORANI
Esas:1988/11883 Karar:1988/11410 Tarih:01/12/1988
     İş kazası geçiren işçinin beden çalışma gücünü hangi oranda kaybettiği saptanmadan ödenceye hükmedilemez.
     Sosyal sigortalar yasası, zorunlu sigortalılık esasını benimsemiştir.Bu nedenle, işveren tarafından hizmet sözleşmesine dayanılarak çalıştırılan kimse sigortaya bildirilmese dahi, işçi sayılmıştır.
İŞ KAZASINDAN DOĞAN MADDİ VE MANEVİ TAZMİNAT
Esas:1989/7948 Karar:1989/10423 Tarih:28/11/1989
     Olaydan yaklaşık 9 yıl, ibranameden de 7 yıl sonra açılan bir davada söz konusu ibranamenin mücerret olarak makbuz niteliğinde kabulü ile hüküm kurulması hükmün kurulması doğru değildir.
     Bir olayda duyulan elem ve acı ile bunun karşılığı olarak istenebilecek manevi tazminat miktarı bir bütündür. Bölünerek zaman zaman, istek ve dava konusu yapılamaz.
     İş kazası sonucu bağlanan gelirlerin maddi tazminattan düşülmesi gerekir. Olayın kaçınılmaz olması buna engel değildir. Aksi halde davacı mükerrer yararlanma durumuna geçmiş olur ve böylece haksız kazanç sağlar.
STAJYER ÖĞRENCİ DAVALARINA İŞ MAHKEMESİNİN BAKAMAYACAĞI
Esas:1990/6647 Karar:1990/7874 Tarih:26/06/1990
     3308 Sayılı Çıraklık ve Meslek Eğitimi Kanununa göre,işletmelerde meslek eğitimi gören öğrenciler ile eğitim gördüğü yerin işyeri sahibi arasındaki sözleşme, 1475 Sayılı İş Kanunu anlamında bir hizmet akdi niteliğinde değildir. Olayın 506 Sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu açısından iş kazası sayılması ve iş kazası sigortasından gelir bağlanması da aradaki ilişkinin hizmet akdi olduğunu göstermez. Bu husus, 3308 Sayılı Çıraklık ve Meslek Eğitimi Kanununun 13. maddesindeki son fıkrasında vurgulanmıştır. Bu nedenle davaya bakmaya iş mahkemesi görevli değildir.
YANLIŞ KUSUR DAĞILIMI
Esas:1992/5642 Karar:1992/10942 Tarih:06/10/1992
     Mobiletin, TEKEL idaresine mi yoksa Hulusi'ye mi ait olduğu tespit edilmeden davalılara kusur dağıtılmıştır. Üç kişiden oluşan bilirkişi kuruluna mevzuat hükümleri de belirtilmek suretiyle kusur incelemesi yaptırılarak,hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekir. Noksan tespit ve incelemeyi içeren rapora göre hüküm tesis edilmesi doğru değildir.
YANLIŞ TAZMİNAT HESABI
Esas:1992/9416 Karar:1992/14777 Tarih:24/11/1992
     Davacı, 1983 yılında bir iş kazası geçirmiştir. Buna bağlı olarak disk hernisi sonucu ameliyat edilmiş ve ameliyat sonrası düzenlenen raporda çalışabileceği belirtilmiştir. Davacı, 1988 yılında Sosyal Sigortalar Kurumu Okmeydanı Hastanesi'ne başvurmuş, sigorta kurumu maluliyetin %99 olduğunu tespit etmiş ve iş kazası sigortasından da 1984 yılından itibaren gelir bağlanmıştır. Şu hale göre davacının, 1983 İle 1988 yılları arasındaki sağlık ve maluliyet durumu, kesin olarak bilinmemektedir. Davacı da o süre içinde çalışmadığını ve kazanç sağlayamadığını usulen ispat etmiş değildir. Bu durumda maddi tazminat hesabının maluliyetin tespit edildiği 1988 yılından itibaren yapılmak gerekirken geriye gidilerek 1983 yılından itibaren tazminat hesaplanıp ona göre hüküm tesis edilmiş olması doğru değildir.
TAŞERON İŞÇİLERİ
Esas No: 2004/31850 Karar No: 2005/2487 Tarihi: 31/01/2005
Taşeron işçilerinin asıl işçilerle aynı işi yaptıkları, uzmanlık gerektiren ve asıl iş olan soğutma sonu ve bant paketleme işinin taşeron firmalara verildiği, taşeron şirketlerin kuruluş sözleşmesinde bu işin öngörülmediği, asıl kuruluş amaçlarının temizlik işi olduğu, taşeron işçilerinin sendikaya üye olmaları üzerine iş sözleşmelerinin feshedildiği ve davalı gerçek işveren P.A.Ş. nin iş sözleşmeleri sona eren taşeron işçileri yerine aynı gün ve fazla sayıda işçi aldığı anlaşılmaktadır. Belirtilen bu maddi olgulara göre, davalı P.A.Ş. asıl ve gerçek işverendir. (Tamamı)
ASIL İŞVEREN ALT İŞVEREN
Esas:1993/7945 Karar:1993/18613 Tarih:14/12/1993
     Davalı kurum,.... Şube Müdürlüğü'ne ait depodaki malların istifleme, yükleme ve boşaltma işini ihale suretiyle bir müteahhide vermiştir. Davacı, müteahhidin işçisidir. Olay günü çalışmakta iken, deponun kapısını açmak istediği sırada kapı raydan çıkarak üzerine düşmesi sonucu yaralanmıştır.
     Davalı kurumun asıl işveren olarak kabul edilememesi nedeniyle; taraflar arasında bu hizmet akdi ilişkisi bulunmadığı için uyuşmazlığın genel hükümler çerçevesinde çözümlenmesi gerekir.
ASIL İŞVEREN ALT İŞVEREN
Esas:1994/3429 Karar:1994/11465 Tarih:13/09/1994
     Belirli işin bir bölümünü başkasına verip diğer bölümünü kendi çalıştırdığı işçilerle bizzat yapan bir kişi, asıl işveren durumundadır. Kendisi; işin bir bölümünde bizzat işçi çalıştırmayıp işi bölerek, ihale suretiyle muhtelif kişilere veren iş sahibi "ihale makamı", İş Kanununun 1/son maddesi anlamında bir asıl işveren değildir.
İŞ KAZASI - MESLEK HASTALIKLARI / TAZMİNAT DAVASI
Esas:1994/7912 Karar:1994/12639 Tarih:26/09/1994
     İşçinin, iş kazası veya meslek hastalığı sonucu ölüm ya da meslekte kazanma gücünü kısmen ya da tamamen kaybetmesi nedeniyle açılan tazminat davalarında; hakim, kural olarak, zarar ve tazminat hesabına ilişkin tüm verileri belirtmek zorundadır. Bu nedenle, ölen veya cismani zarara uğrayan işçinin net geliri, yaşam ve çalışma süresi, sakatlık derecesi, karşılık kusur oranı, davacıların sosyal durumları, destek süresi ve payları, eşin evlenme olasılığı ve Sosyal Sigortalar Kurumu'nca yapılan yardımların miktarı gibi hususlar tam ve eksiksiz olarak belirlendikten sonra, dosya hesap için bilirkişiye verilmelidir.

Bu tür davalarda olay tarihi ile hüküm tarihi arasındaki sürede zararın somut olarak gerçekleşmiş olması, hüküm tarihinden sonraki geleceğe yönelik devre zararının ise varsayımlara dayanması, tazminat hesabının bu iki dönem için ayrı ayrı yapılmasını zorunlu kılmaktadır.

     
     
     
     
     

 


Kaynak Gösterilmeden Kopyalanamaz 

http://www.isguv.com




Türkiye'nin En Kapsamlı Gazete Okuma Sitesi